Türkiye’de Yaş Meyve Sebze Pazarlaması

tarafından
392
Türkiye’de Yaş Meyve Sebze Pazarlaması

İnsanların ihtiyaçları sonsuzdur. Sonsuz olan bu ihtiyaçları karşılamak için malların üretilmesi ve devamında faydalarının artırılması gerekmektedir. Ürünlerin üretim ve faydasının artırılması buna ihtiyaç duyan insanların ihtiyacını karşılamaya yetmemektedir. Ürünlerin üretilmesi yanında ihtiyaç sahiplerine uygun durumda ulaştırılması da önem arz etmektedir. Bunu yapabilmek içinde üretim faaliyeti yanında pazarlama faaliyetinin de yerine getirilmesi gerekmektedir (Dağdemir 2008).

Pazarlama konusunun temelinde, tüketicilerin ihtiyacını karşılamaya yönelik değişim yatmaktadır.  Malların fiziksel olarak üretimi doğrudan bir pazarlama eylemi olmamasına rağmen, tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarına uygun mamullerin geliştirilmesinde alınan kararlarda pazarlama önemli bir rol oynamaktadır (Mucuk 1990). Mal sektörü açısından geleneksel pazarlama karması 4P olarak bilinen (ürün, fiyat, tutundurma ve dağıtım) pazarlama karması içerisinde dağıtımın ayrı bir önemi vardır (Akkılıç 2003).

Türkiye’nin sahip olduğu ekolojik özelliklerinin uygunluğu, hemen hemen tüm tarım bölgelerinde, açıkta meyve ve sebze üretimi yapılmasına imkan vermektedir. Bununla birlikte özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara Bölgeleri de örtü altı yetiştiriciliğinin yapıldığı turfanda meyve ve sebze üretimi için uygun bölgeler olarak yer almaktadır.Sebze ve meyve üretimi geniş bir üretici kesiminin faaliyet alanını ve geçim kaynağını oluşturmaktadır. Türkiye’de çeşitli tarım ürünlerine yönelik müdahale şekillerine rastlanırken yaş sebze ve meyve ile ilgili çiftçiye yönelik özel bir destek bulunmamaktadır. Meyve ve sebze üretim ve pazarlamasına ilişkin bir destek mekanizmasının bulunmayışı, bölgeden bölgeye ve hatta aynı bölgede üründen ürüne değişen pazarlama kanalları ve satış şekillerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır (Demirbaş 2001).

Tarımsal ürünlerde tüketici pazarlarına varıncaya kadar, aracıların fazla olması ve pazarlamada yaşanan aksaklıklar nedeniyle ürün kaybının fazla olduğu gözlenmektedir. Bununla birlikte aracıların fazla olması ve ürün kayıplarının olması masrafları artırmaktadır. Bu durum yaş meyve ve sebze pazarlanmasında daha da önemlidir. Çünkü yaş meyve-sebzelerin çabuk bozulabilen ve dayanıksız ürünler olması bu ürünlerin pazarlama şekillerini ve koşullarını önemli kılmaktadır. Üreticilerin güçlü olmayışı ve örgütlenmemiş olmaları aracılara bağlılığı da artırmakta ve aracı sayısının artması da pazarlama marjını yükseltmektedir. Bu alanda üretim miktarına bağlı olarak fiyat dalgalanmaları yüksek olmakta, üretici gelir istikrarsızlığına düşmektedir. Tüketicinin ödediği paranın önemli bir kısmı pazarlama kanallarında, küçük bir bölümü de üreticiye kalmaktadır. Üreticiden ürünü nakliyeci, toptancı veya komisyoncu satın almakta; en iyi fiyatı bulacağına inandığı hal merkezine götürmekte buradan perakendeciler vasıtasıyla tüketiciye veya doğrudan tüketim merkezlerindeki pazarlarda satmaktadır (Alpkent 1995).

Tarım ürünlerinin, özellikle yaş meyve ve sebzelerin çabuk bozulabilir bir karakterde olması, depolama olanaklarının sınırlı olması, aracıların fazla olması pazarlama hizmetlerinin daha etkin olmasını gerektirmektedir. Bununla birlikte son yıllarda tüketicilerin çevre ve insan sağlığına duyarlı, çok çeşit ve güvenilir ürün talepleri, pazarlama faaliyetlerinin önemini daha da ön plana çıkarmaktadır. Tüketicilerin giderek daha fazla çeşit, daha güvenilir, paketlenmiş ve ambalajlanmış kaliteli ürün tercihleri, pazarlamanın daha geniş alanda ve daha kontrollü faaliyette bulunması gereğini ortaya çıkarmıştır Dolayısıyla geçmiş yıllarda üretim, pazarları yönlendirirken artık tüketiciler üretimi yönlendirmektedirler (Özkan vd. 1999).

Meyve ve sebzeler, çeşitli pazarlama kanalları ile tüketiciye ulaştırılmaktadır.

Meyve ve sebze üreticileri ürünlerini; yol üstü pazarlarda/tarlada, tarım kooperatifleri ve ihracatçı firmalara veya üretim yerinde komisyonculara doğrudan satarak da pazarlayabilmektedir. Komisyoncu ise satın aldığı ürünleri perakendeci ve toptancılara pazarlamakta ve buradan pazar, süper market, manav ve bakkallara ulaştırılarak tüketiciye ulaştırılmaktadır. Meyve ve sebzelerin diğer bir pazarlama kanalı ise tarım kooperatifleri yoluyla perakendecilere ve oradan da tüketicilere ulaşmasıdır. Yaş meyve ve sebze pazarlama kanallarının göreceli en uzun olanı “üretici › toplayıcı › komisyoncu (üretim yerinde) › toptancı ›komisyoncu (tüketim yerinde) › perakendeci › tüketici” şeklindedir (Yurdakul, 2002).

En kısa pazarlama kanalı ise aracısız dağıtımla P2P (peer to peer) etkileşim kurabilen paylaşım platformları aracılığıyla yaş meyve ve sebzelerin doğrudan tüketicilere dağıtımı yapılabilir. Günümüzde dünyanın sadece belirli bölgelerinde görülebilen bu P2P meyve/sebze e-pazaryerlerinin ülkemizde de yaygınlaşmasıyla özellikle küçük ölçekteki tarım üreticilerinin ürettiği ürünleri aracısız pazarlaya bilmesinin önü açılacaktır. 

Pazarlama sisteminin temel amacı, talep edilen malın istenen yerde, istenilen zamanda, uygun fiyattan ihtiyaç sahibine ulaştırmaktır (Çıkın, 2013). Günümüzde, tarımsal ürünlerdeki tüketici fiyatları artışı, üretici fiyatlarının çok ötesinde seyretmektedir. Tarladan markete fiyatların birkaç kat arttığı zincirde, aradaki yüksek fiyat farkının etkin şekilde azaltılması çok önemlidir (Kilit, 2014). Bu pazarlama zincirinde kendine pay çıkartan kişi ve/veya kuruluşlar (toplayıcılar, nakliyeciler, dağıtımcılar, perakendeciler vb.) bulunmaktadır. Bu aracı kuruluşlar, piyasada kendilerine uygun bir kâr (marj) bırakan fiyatları, üreticilere ve tüketicilere kabul ettirmektedirler (Çıkın, 2013). Üretici ve tüketicinin değil, aracıların kazandığı mevcut sistem değiştirilerek, üreticinin aracısız tüketiciye ulaşması gerekmektedir. Bunun için çiftçinin güçlü bir şekilde örgütlenmesi, üretim planlaması yapılması, pazarlama sorunlarının çözülmesi gerekmektedir (Kilit, 2014).


Pazarlama Dağıtım Kanallarında Uzunluk ve Katmanlar

Yukarıdaki şekil incelendiğinde kooperatiflerin zincirdeki her aktör ile ilişkili olduğu yapılar görülmektedir. Örneğin alıp doğrudan tüketiciye ürün satan kooperatifler olduğu gibi diğer aktörlere (toptancı, perakendeci vb.) tedarikçilik yapan kooperatiflerde bulunabilmektedir.Dağıtım kanalı katman sayısı veya aracıların sayısı arttıkça kontrol ve maliyetler artacaktır. Ayrıca tüketici hakkında bilgi edinme ve faaliyetler hakkında geri bildirim zorlaşacaktır. Bu nedenle farklı ürünler için, farklı sayıda katmana sahip dağıtım kanalları kullanılmaktadır (Eroğlu, 2005).

Sıfır Katmanlı Kanal:Üretici → Tüketici; üretici doğrudan tüketiciye ürünü satar.

Tek Katmanlı Kanal:Üretici → Perakendeci → Tüketici; tek satış aracısının bulunduğu bu kanal şeklinde perakendeci, üretici ile tüketici arasında yer alır. Üretici, ürününü doğrudan mağazalara ya da alışveriş merkezlerine satar ve onların aracılığıyla ürün tüketiciye ulaşır.

İki Katmanlı Kanal: Üretici → Toptancı → Perakendeci → Tüketici; bu kanal, tüketim mallarında geleneksel dağıtım kanalıdır. Küçük imalatçılarla küçük perakendeciler için en uygun ve en ekonomik olma niteliğine sahiptir (Mucuk, 2004).

Üç Katmanlı Kanal:Üretici → Toptancı → Acente → Perakendeci → Tüketici; üç aracı türünün olduğu katmanlardır.

Pazarlama kanallarının oldukça uzun olması ve fazla işgücü ihtiyacı nedeniyle diğer birçok ürüne göre meyve ve sebze üreticileri satış değerinden çok az oranda pay alırken, tüketicilerde bu ürünlere yüksek bir fiyat ödemek zorunda kalmaktadırlar (Akbay ve ark., 2005).

Türkiye’deki meyve ve sebze işletmelerinin ürünlerini pazarlamada etkin bir yapıya sahip olmadığı görülmektedir. Aynı zamanda fiyat oluşumunda da herhangi bir etkileri olmadığı belirtilmektedir. Üretimin küçük bir kısmı ihracata konu olmaktadır. Bu nedenle de küçük çiftçilerin bir araya gelip güçlenebileceği örgütler (birlikler, kooperatifler vs.) altında toplanmasını sağlayacak, uygulanabilir politikalara ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye’de 37 tane yaş meyve sebze kooperatifi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye genelinde 4 tane de Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birliği bulunmaktadır. Mevcut kooperatif ve birliklere rağmen yaşanan sorunlara bakıldığında kooperatif ve birliklerin üretim ve pazarlamada yeterince etkin rol alamadığı görülmektedir.

Toptancı halleri ile ilgili 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yetersiz kalması nedeni ile yeni Hal Yasası 26.03.2010 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmış ve 01.01.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5957 sayılı kanunun temel amaçları gıda güvenliğinin sağlanması; tüketicinin kaliteli, güvenilir ve uygun fiyatlı mal temin edebilmesi; rekabetçi yapının sağlanması; kayıt dışılığın önlenmesi; maliyetlerin düşürülmesi; toptancı halleri ve pazarların çağdaş bir sisteme dönüştürülmesi olarak belirlenmiştir.Kanun kapsamında rüsum oranları yeniden düzenlenmiştir. Rüsum maliyetleri azaltılarak tüketiciye daha ucuz mal temin edilmesi, meyve sebze fiyatlarından kaynaklanan enflasyonun düşürülmesi ve kayıt dışılığın azaltılması amaçlanmıştır. Kanunda ürün künyesi, hal kayıt sistemi gibi yeniliklere yer verilmiştir.

AB ülkelerinde yaş sebze ve meyvelerin toptancı hallerine girme zorunluluğu bulunmamaktadır. Yaş sebze ve meyve, genel olarak üç kanaldan perakendeciye ulaştırılmaktadır; (1) toptancı halleri, (2) büyük dağıtıcı marketler, (3) üretici birlikleri. Bunlardan büyük dağıtıcı marketler, toptan ve perakende dağıtım yapabilmektedirler.

Kırsal alanda yaygın işbirliğini canlandırmak üzere inşa edilen kooperatifler, bölgesel gelişmenin ve toplumun ekonomik açıdan büyümesini sağlamada potansiyel etkide bulunmaktadır (Zeuli, 2002). Dünya genelinde 1 milyardan fazla insana hitap eden kooperatifler; yoksulluğun azaltılması yanında sosyal ve ekonomik destek sistemlerine, eğitim, sağlık, sigorta, kredi ve diğer gerekli hizmetlere erişim sağlamada önemli fayda sağlamaktadır (Kilit, 2014). 

Türkiye’de tarımsal üretimin özelliklerinden ve tarım işletmelerinin küçük ölçekli olmasından dolayı tarımda istenilen üretim ve gelir artışı sağlanamamıştır (Terin ve Çelik Ateş, 2010). Bununla birlikte kırsalda yerleşimlerin dağınık olması, üretici- tüketici zincirinin uzunluğu, yeterli depolama şartlarının olmaması ve üreticiler arasında yetersiz örgütlenme sebepleriyle üreticiler oluşan fiyatlarla rekabet edememektedir. Türkiye’de üreticilerin kaliteli ve standartlara uygun pazarlanabilir ürünler üreterek emeklerinin karşılığını alabilmeleri için kendi örgütlerini kurmaları gerekmektedir (Aydoğan ve Yulafcı, 2013). Üreticilerin etkin bir şekilde örgütlenmesi tarım sektöründe üretim, gelir ve refah artışının sağlanabilmesi içinde çok önemlidir (Terin ve Çelik Ateş, 2010).

Türkiye’de tarımsal ürün piyasaları aracıların hâkimiyetinde gözükmektedir.

Bitkisel ürünlerde ürün son tüketiciye kadar 4-5 kez el değiştırırken gelişmiş ülkelerde bu sayı 2-3’ü geçmemekle birlkte aracı olanlar ise çoğunlukla üretici örgütleridir (Kıymaz ve Saçlı, 2008). Bu kapsamda bakıldığında, tarımsal kalkınma kooperatifleri tarım ürünleri pazarlamasında önemli bir rol üstlenmektedir.

Tarım sektöründe yaşayan çiftçiler ve aileleri örgütlenmedikleri takdirde ekonomik açıdan aracı, tefeci vb. alıcılar karşısında güçsüzdürler. Ürünlerini çoğu zaman güçlü ve örgütlü alıcılarla karşılaştıkları zaman değerine satamazlar (İnan, 2008).

KAYNAKÇA

Akkılıç, M.E. 2003. Sebze ve Meyve Pazarlamasında Komisyoncuların Satın       Alma Kararlarını Etkileyen Faktörler: Elazığ Toptancı Sebze Ve Meyve Halinde Alpkent, N. 1995.Türkiye’de Tarımsal Ürünler Pazarlaması Üzerine Bir İnceleme. Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları: 547 Ankara.

Akbay, C., Candemir, S. ve Orhan, E., 2005.Türkiye’de Yaş Meyve ve Sebze Ürünleri Üretim ve Pazarlaması. KSÜ. Fen ve Mühendislik Dergisi, 8 (2). 

Çıkın, A., 2013. Kooperatiflerin Ekonomiye Katkısı http://kooperatifcinindefteri.Blogspot.com/2013/02/koopyorum-8 kooperatiflerin-ekonomiye.html; (20.02.2013).

Dağdemir, V. 2008.Tarımsal Pazarlama Ders Notları (Basılmamış). Erzurum.

Demirbaş, N. 2001.Türkiye’de Toptancı Halleri ile İlgili Yasal Düzenlemelerin Meyve- Sebze Üretim ve Pazarlama Politikalarının Başarısı Üzerine Etkileri: İzmir İli Örneği. Türkiye Ziraat Odaları Birliği, 2001, Ankara

Eroğlu, A. H., 2005.Endüstriyel işletmelerde Dağıtım Kanalları, Seçimi ve Dizaynı. Asil Yayıncılık, Ankara.

Kilit, G., 2014.Gıda Enflasyonu Tartışmaları: Kooperatifçilik Modeli. İKV Değerlendirme Notu, İktisadi Kalkınma Vakfı, İstanbul.

Mucuk, İ. 1990.Pazarlama İlkeleri, Der Yayınları, İstanbul, 6-7, İstanbul.

Özkan, B., Yılmaz, S. ve Yılmaz İ. 1999.Türkiye’de Yaş Meyve ve Sebze Pazarlaması: Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi.12:157-168.

Terin, M. ve Çelik Ateş, H., 2010. Çiftçilerin Örgütlenme Düzeyi ve Örgütlerden Beklentileri Üzerine Bir Araştırma: Van İli Örneği. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, İzmir.

Yurdakul, O., Emeksiz F. Şengül, S. ve Çökmez, N. 1999.Tarım Ürünleri İç ve Dış Pazarlama Yapısı. Türkiye Ziraat Mühendisliği V. Teknik Kongresi, Ankara.

Ramazan Anğay – Yüksek Lisans Öğrencisi