Avrupa Birliği ve Kırsal Kalkınma

tarafından
758
Avrupa Birliği ve Kırsal Kalkınma

Günümüzde sanayi ülkeleri olarak bilinen ülkelerce oluşturulan Avrupa Toplulukları kurulmadan önce, Topluluğun temellerinin atıldığı Haziran 1955 tarihinde toplanan Messina Konferansı’nda oluşturulan bir Komite, diğer konular yanında tarımı da katılımcı ülkeler arasında ticari çıkarların dengelenmesi için ele alınması gereken konuların içerisinde değerlendirmiştir. O yıllarda Topluluğu kuran ülkeler içinde tarımın önemi, şimdikinden çok daha fazlaydı. Tarım, orman ve balıkçılık sektöründe çalışanların oranı faal nüfusun yüzde 24’ü, tarım sektörünün üretimdeki payı o dönemki altılar ekonomisi gayri safi milli hasılasının yüzde 11’i idi. Tarım sektöründe çalışanların gelirleri diğer sektörlerdekilere oranla çok düşüktü ve arttırılması gerekiyordu. Tarımsal üretimde verimlilik az, tarım işletmeleri küçük ve ekonomik olarak çok güçsüzdü. Bu nedenle her ülke kendi belirlediği şekilde tarım sektörüne müdahale etmekte ve bu da tarımsal ürünlerin ülkeler arasında serbest dolaşımını olumsuz etkilemekteydi. Ayrıca tarımsal ürünlerin fiyatlarındaki farklılıklar sanayi ürünlerinin maliyetlerini de etkilemekte, dolayısıyla sanayi sektöründe de rekabeti bozucu etkiler ortaya çıkmaktaydı.

Bu olumsuzlukların giderilebilmesi için temelleri 1 Ocak 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması’na dayanan Ortak Tarım Politikaları, Temmuz 1958 tarihinde yapılan Stresa Konferansı’nda Topluluğu kuran altı devlet tarafından gündeme getirilmiş ve 1960 yılında uygulanmaya başlamıştır.Dayanağını Roma Antlaşması’nın 38-47. (Amsterdam Antlaşması-32-38. maddeler) maddelerinden alan ve kısaca tarımsal üretimin arttırılması, üreticilerin yaşam düzeylerinin yükseltilmesi, piyasaların istikrara kavuşturulması suretiyle arzın devamlılığının sağlanması ve ürünlerin tüketicilere uygun fiyatlarla ulaştırılması hedefleriyle oluşturulan Ortak Tarım Politikalarızamanla Topluluğun en önemli, üzerinde en fazla tartışmanın yapıldığı, sürekli olarak reformlar yapılması gereken ve bütçenin de önemli bir kısmının bu alanda harcanmasını gerektiren politikaları olmuştur. Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikaları, Tek Pazara Yönelik Uygulamalar ve Kırsal Kalkınma Politikaları olmak üzere iki ana başlık altında incelenebilmektedir. Tek Pazara Yönelik Uygulamalar ise Ortak Piyasa Düzenlemeleri şeklinde Stresa Konferansı’nda belirlenen üç ana ilke kapsamında uygulanmaktadır. Bunlar Tek Pazar, Topluluk Tercihi ve Ortak Mali Sorumluluktur.

Uygulamaya konulduğu tarihten itibaren zaman içinde ortaya çıkan farklı koşullar ve sorunlar OTP’de çeşitli değişikliklerin ve düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılmış, bu nedenle çeşitli reform hareketleri gerçekleştirilmiştir. Bu reformların en kapsamlı olanı 1997’de oluşturulan ve 1999 uygulamaya konulan «Gündem 2000» reform paketidir.

Bu pakette tarım sektörüne yönelik olarak gerçekleştirilen değişikliklerin kırsal alanlardaki diğer yerel ekonomik faaliyetleri de etkileyeceği dikkate alınarak, kırsal kalkınma tedbirlerinin geliştirilmesine karar verilmiş.

Bu gelişmeler sonucu, 1999 yılında çıkarılan 1257/99 sayılı Konsey Tüzüğü, AB Kırsal Kalkınma Politikasının temel mevzuatını oluşturmuştur.AB kırsal alanlarında karşılaşılan demografik, sosyal, ekonomik, ve çevresel sorunlar 27 üyeli AB’de 2007-2013 döneminde de kırsal kalkınma konusunun önemli bir politika ve uygulama sahası olarak devam etmesini gerekli kılmıştır.

Avrupa Birliği temel politik hedefini gerçekleştirmeyi sağlayacak olan ekonomik entegrasyonun tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için, aynı zamanda üye olacak adayların da üyeliğe tam olarak hazır hale gelebilmelerini sağalmak için bir takım mali yardım araçları sunmaktadır. Bu araçlardan birini «Katılım Öncesi Mali Yardımlar» oluşturur.

Gündem 2000 Raporu ile, 2000-2006 yılları arasında yapılacak OTP harcamaları için de bir tavan belirlenmiştir. Buna göre, OTP için ortalama 40,5 milyar avro, kırsal kalkınma, hayvan ve bitki sağlığı tedbirlerine yönelik olarak da ilave 14 milyar avro harcama yapılması öngörülmüştür.Diğer taraftan OTP harcamaları AB Bütçesi’nin yaklaşık yarısına yakın olmasına karşın, Birlik içerisindeki toplam kamu harcamalarının sadece yüzde 2’si kadardır. 

Avrupa Birliği’nin Genişlemesi ve Aday Ülkelere Yönelik Kırsal Kalkınma Politikaları 

Avrupa Birliği tam üyelikten sonra bu ülkelerle olan ekonomik kalkınmışlık farklılıklarını giderebilmek amacıyla üç adet programı uygulamaya sokmuştur. Söz konusu ülkelerdeki tarımsal yapının yeniden şekillendirilmesine yardımcı olmak amacıyla Tarım ve Kırsal Kalkınma İçin Özel Katılım Programı (Special Accession Programme for Agriculture and Rural Development – SAPARD) adı verilen bir katılım öncesi mali araç oluşturulmuştur. Ayrıca Avrupa Uyum Fonu’na benzeyen, çevre ve ulaştırma altyapılarını iyileştirmeye yönelik ISPA ve idari yapıyı güçlendirmeye yönelik olarak 1990 yılında uygulanmaya başlanan PHARE Programlarını hayata geçirmişlerdir. 

PHARE Programı

Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerinde 1989 yılında başlayan demokratikleşme ve piyasa ekonomisine geçiş çabalarını desteklemek amacıyla OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) ülkelerince G-24’ler adı verilen bir grup oluşturulmuştur. Bu grubun amacı Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yönelik gıda ve teknik, ödemeler dengesi ve diğer alanlardaki yardımların koordinasyonunu sağlamaktır.

G-24’ler ilk defa 1989 yılında Polonya ve Macaristan’a yönelik olarak PHARE (Pologne, Hongrie, Assistance a al Restructuation Economique) Programı adı altında bir yardım programı yürürlüğe koyarak, bu ülkelere mali ve teknik yardımlarda bulunmaya başlamışlardır. PHARE Programı kapsamına 1990 yılında Bulgaristan, Çekoslovakya, Yugoslavya ve Romanya; 1991 yılında Arnavutluk ve 1992 yılında da önce Estonya, Letonya ve Litvanya, daha sonra ise Slovenya dahil edilmişlerdir. 

PHARE Programı, SAPARD ve ISPA Programları’nı kapsamayan alanlarda bölgesel kalkınma programları ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik projelere, ayrıca Birlik Programlarına katılım ile ekonomik kalkınma ve KOBİ’lerin geliştirilmesine ilişkin projelere finansman sağlamaktadır. Bu kaynaktan sağlanan fonların yüzde 30’u aday ülkelerin adli ve idari sistemlerinin yeniden düzenlenmesine, yüzde 70’i de Birlik müktesebatının uygulanması için yapılacak yatırımlara yönelik olarak kullanılmaktadır. 

ISPA Programı

Aday Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerinde geliştirilecek çevre ve ulaştırma alanlarındaki projelerin finansmanını sağlamak üzere 2000 yılında ISPA (Pre- Accession Instrument for Structural Policies- Ön Katılım İçin Yapısal Politika Aracı) adı altında bir program da faaliyete geçirilmiştir. ISPA kapsamında, projelerin toplam kamu harcamasının en fazla yüzde 75’ine kadar destek sağlanmaktadır. Ancak, Programın genel amaçlarını gerçekleştirmek için Komisyon tarafından zorunlu olduğu düşünülen bazı projelere ISPA kaynaklarından sağlanan katkının yüzde 85 oranına yükseltilmesi mümkündür. Bunun yanında, projenin bir bölümünün yürürlüğe girmesi ve gelir elde edilmeye başlanmasıyla veya başka kaynakların ortaya çıkmasına bağlı olarak, finansman katkısının yüzde 75’in altında kalması söz konusu olabilmektedir. 

SPA, Avrupa Birliği ile aday ülke arasında Avrupa Birliği içindeki Kaynaşma Fonu’na benzer bir işlev görmektedir. Buna bağlı olarak ISPA Programı, aday ülkelerin AB politika ve süreçleriyle yakınlaşmalarını sağlamaya, aday ülkelerin Birliğin çevre standartlarına uyum çabalarına destek olmaya, trans-Avrupa şebekelerine aday ülkelerin girişini sağlamaya ve bu şebekelerin aday ülkelere açılmasına çalışmaktadır. Ancak, Programın desteklediği projelerin, projenin etkinliğinin sağlanması ve etkilerinin yaygınlaştırılması amacıyla en az 5 milyon avro tutarında olması gerekmektedir.

Özellikle su kirliliği, atık yönetimi ve hava kirliliği problemleri Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerinde Birlik üyesi ülkelere göre daha üst boyutlardadır. Bu sebeple de aday ülkelerin Birliğin çevre müktesebatına uyumunun sağlanabilmesi için önemli miktarlarda kaynağa gereksinimleri bulunmaktadır. Bu nedenle ISPA Programı, ağır yatırımları da içerecek şekilde acil yatırımları gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu kapsamda içme suyu temini, atık su ve katı atık yönetimi ile hava kirliliği konularına öncelik verilmektedir. 

Avrupa Birliği tarafından 2000-2006 yılları arasında ISPA Programı çerçevesinde toplam 7.280 milyon avro tutarındaki kaynağın Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerinin nüfus, kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla ve ilgili ülkelerin yüzölçümü dikkate alınarak kullandırılması öngörülmüştür.

SAPARD Programı

2000 yılında Avrupa Birliği, Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri için PHARE Programı kapsamında uyum ve yapısal fonlara uyum amacıyla tarımsal yapı ve tarımsal gelişmeye ilişkin SAPARD (Special Accession Program for Agriculture and Rural Development- Tarım ve Kırsal Kalkınma Alanında Özel Katılım Programı) Programı’nı yürürlüğe koymuştur. Program aday Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine tarımsal alanda yapısal destek sağlamak amacıyla oluşturulan bir üyelik öncesi mali destek mekanizmasıdır ve Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu’nun Garanti Bölümü tarafından finanse edilmektedir.287 SAPARD Programı’nın öncelikli hedefleri, aday ülkelerin Topluluk Müktesebatını uygulamalarına yardımcı olmak, tarım sektöründe ve kırsal alanda yaşadıkları sıkıntıları aşmalarına yardımcı olmaktır. Bu nedenle 2000–2006 yılları arasında yıllık toplam 520 milyon avro tutarında bir kaynak ayrılmış ve AB Komisyonu’nun 20 Temmuz 1999 tarihli 1999/595/EC sayılı kararı ile bu kaynağın aday ülkeler arasında dağılımı düzenlenmiştir. Bu düzenlemede ülkelerin sahip oldukları çiftçi nüfusu, tarımsal arazi miktarı, satın alma paritesine göre milli geliri ve her ülkenin coğrafi özellikleri dikkate alınmıştır.

2007-2013 bütçe döneminde Avrupa Birliğinde, gelişmekte olan ülkelerle iş birliği, AB sınır komşuluğu politikası, genişleme ve diğer konuları kapsayan yeni destekleme araçları tasarlanmıştır. 

IPARD’ ın programlama ve uygulama unsurlarının eski aday ülkelere uygulanan SAPARD programının yöntem ve kurallarına benzerlik göstermesi Türkiye için olumlu bir fırsat olmuştur. 

IPA’nın diğer bileşenlerinde idari yapılar oluşturulana kadar,  Merkezi Finans ve İhale Birimi aracılığıyla fonların kullanılması mümkün iken, IPARD kaynaklarının kullanılması için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun kurulması ve fon yönetimi yetkisinin AB tarafından bu kuruma devredilmiştir.

IPA, daha önce uygulanan mali yardım programlarında olduğu gibi, üyelik çerçevesinde, aday ve potansiyel aday ülkelerin AB standartlarına, politikalarına destek olmayı amaçlamaktadır.

IPA beş ayrı bileşenden oluşturulmuş, aday ülkeler olan Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya’nın bütün bileşenlerden yararlanabilecekleri planlanmıştır. Potansiyel aday ülkeler olan Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kosova ise IPA’nın ilk iki bileşeninden yararlanmıştır.

IPA fonununbeş temel bileşeninden biri olan «Üyelik Öncesi Kırsal Kalkınma Destekleme Aracının» (IPARD) temel amacı aday ülkeleri; politika geliştirme, Ortak Tarım Politikasının uygulanmasına ve idaresine yönelik hazırlık yapmaları konusunda desteklemek, kırsal alanların ve tarım sektörünün sürdürülebilirliği gibi hazırlıklarına katkıda bulunmaktadır.

(Yüksek Lisans Öğrencisi Kübre Çümen)