Tarımın Geleceği

tarafından
324
Tarımın Geleceği

İnsanlar var olduğundan bugüne kadar, besin ihtiyaçları ve gıda maddelerini tarımdan sağlamışlardır. Gün geçtikçe, dünya genelinde nüfusun ciddi bir şekilde artması ve doğada kaynakların kıt olması nedeniyle; tarım, tarımdan sağlanan besin ve gıda maddeleri büyük zorluklarla karşı karşıyadır.

2018 yılı itibariyle, dünya nüfusu yaklaşık olarak 8 Milyar civarındadır. Hatta bilim insanları göre,  2050’li yıllara gelindiğinde dünya nüfusunun 10 milyarı geçeceği söyleniliyor. Her geçen gün nüfusun artmasıyla, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kişi başına düşen tarım arazileri daralıyor. Gün geçtikçe; iklimin değişmesi, su kaynaklarının azalması, çölleşmenin başlaması, binlerce dekar verimli arazinin yok edilmesi, kentleşmenin artması, milyarlarca insanın doyması ve doyurulması çok daha zor hale gelmiştir. Bu olumsuz faktörler, tarım arazilerini ve insanları doyuran tarım ürünlerini büyük bir riske düşürmüştür. Tarım arazilerinin daralmasıyla, milyarlarca insanın gıda ve besin ihtiyaçlarını karşılamada büyük zorluklar yaşanılacağı ve hatta küresel savaşlara bile yol açacağını söyleyebiliriz.

Tarım gelişmiş ülkelerin ekonomisine daha az katkı yapsa da, gelişmiş ülkelerdeki toplumların temel besin ihtiyaçlarını karşılar ve yaşamlarını sürdürmeleri için hayatta kalmalarını sağlar. Gelişmiş devletler ve toplumlar, her ne kadar sanayi, hizmet, ekonomi ve teknoloji alanında büyük ilerlemeler kaydetmiş olsa da, bunda tarımın her anlamda önemli bir katkısı olduğu inkâr edilemez. Gelecekte tarımın daha az alanlarda yapılması ve ekilebilir alanların azalmasıyla, kişi başına düşen gıda maddelerini azaltacaktır. Bu durum hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan devletler için söz konusudur. 21. Yüzyılın ortalarına doğru dünya nüfusunun 10 milyarı geçmesi, gıda talebinin önemli ölçüde artacağı anlamına gelmektedir. Tarım alanlarının azalması, artan dünya nüfusuna gıda talebini karşılamada ciddi zorluklar yaşatacaktır. Dünya nüfusunun çoğalması, gıda talebinin artmasına, verimli tarım arazilerini azalmasına yol açacaktır. Gıdalar genellikle tarımdan elde edilir. Gün geçtikçe; tarımın azalması, gıda ve besinlerin dünya nüfusunu doyurmada yetersiz bırakması, açlık, yoksulluk ve gıda güvencesini daha da zor hale getirmiştir. Küreselleşen dünyada; sıcak ve soğuk savaşların artması, nüfusun çoğalması, tarım alanlarının yok edilip yaşam alanları ve kâr amaçlı ticaret merkezlerine dönüştürülmesi, kırsal nüfusun kentlere göç etmesi, tarımsal üretim ve verimim azalması, kimyasal ilaç ve gübrenin aşırı dozlarda kullanılıp toprağın kimyasını bozması, yoğun kuraklık ve erozyonla birlikte biyoçeşitliliğin azalması, ekosistemin zarar görmesi tarımın geleceğini muazzam tehlikelerle karşı karşıya bırakmıştır.

“Sürdürülebilir bir hayat için sürdürülebilir bir tarım olmalı”…

Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans Öğrencisi…