Tarımın Çok Fonksiyonluluğu ve Kırsal Kalkınma

tarafından
121
Tarımın Çok Fonksiyonluluğu ve Kırsal Kalkınma

1992 yılında Rio Konferansında gündeme gelmiştir. Gündem 21’in 14. Bölümünde “planlama ve entegre programlama yapılırken tarımın çok fonksiyonlu rolü özellike gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma konusu dikkate alınmalıdır” denmektedir. Daha sonra 1994 Uruguay Turu sonunda Dünya Ticaret Örgütü tarımda çok fonksiyonluluk kavramının üzerinde durmuştur. Yapılan Tarım Anlaşması’nda belirli tarım ürünlerinin serbest ticaretini geliştirmek için tasarlanmış kararlar yer almıştır. Bu kararlar, pazara giriş, iç destek ve sübvansiyonlar olmak üzere üç ana plan üzerinde yoğunlaşmıştır. Bunun amacı, dünyada tarım piyasalarının bozulmasını önlemek, kaynakların optimum kullanımı, daha fazla ticaret ve daha hızlı büyüme sağlayabilmektir.

1998 yılında OECD Tarım Bakanları Komitesi’nde çok fonksiyonlu tarım hakkında şu ifadeler yer almıştır; “Gıda ve lif üretimi gibi temel fonksiyonunun ötesinde tarımsal faaliyetler kırsal peyzajı şekillendirebilir, toprak koruma gibi çevresel fayda sağlayabilir, yenilenebilir doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini gerçekleştirebilir, biyolojik çeşitliliği koruyabilir ve birçok kırsal alanın sosyo-ekonomik devamlılığını sağlayabilir”.

Böylelikle çok fonksiyonluluk kavramı sıkça kullanılmaya başlamıştır ve 1999 yılında yapılan GATT Tarım Anlaşmasında, AB, Japonya ve Güney Kore biyolojik çeşitlilik, gıda güvenliği, bölgesel peyzaj, kültürel mirasın korunması ve kırsal kalkınma konuları üzerinde durmuştur.

Aynı yıl Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) yüzden fazla ülkenin de katılımıyla “Tarım ve Toprağın Çok Fonksiyonluluğu” adı altında bir konferans düzenlemiştir. Bu konferansın ardından ülkeler bu kavramın önemi daha fazla konuşmaya başlamış ve Norveç 2000 yılında benzer bir konferansla konuyu daha fazla açmıştır.

Tarımın çok fonksiyonluluğu aşağıdaki başlıklar altında incelenebilir:

Ekonomik açıdan: Tarım piyasalarının artan küreselleşme karşısında birçok ülkenin yeterli bir tarım üssü olmaması ve uluslararası ticaretin aşırı bağımlı hale gelmesinden endişe duyulmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler için dünya pazarındaki önemli fiyat artışları, gıda güvenliğinde önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Ülkeler güvenlik ve kalite için özel etiketleme sistemleri kullanmakta, tarım işletmeleri ve çiftçileri sübvansiyon ve doğrudan desteklemelerle organik tarıma yönlendirmek için adımlar atmışlardır.

Ekolojik açıdan: Tarım uygulamalarının çevreye olumlu ya da olumsuz etkileri olabilmektedir. Olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması ve çevre kalitesinin korunması için hükümet politikaları oluşturulmaktadır. Bu kapsamda tarım arazilerinin, su kaynaklarının, doğal çevrenin, peyzaj alanlarının ve kültürel mirasın korunması sağlanmaya çalışılmaktadır.

Sosyo-Kültürel açıdan: Tarımla uğraşan kesimin yerinde kalkındırılması ve üretici tüketici dengesinin korunması öngörülmektedir. Kırsal alanda yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve kalıcı kırsal toplulukların oluşturulması çok fonksiyonlu tarımın temel özelliklerindendir.

Çok fonksiyonluluk tarıma özgü olmadığı gibi, adının en fazla anıldığı sektördür. Bazı ülkeler kendi tarım politikalarına oldukça önemsemiş ve yer vermiştir.

Göksel Armağan, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde 1993 yılından beri çalışmaktadır. Aynı bölümde 2015 yılından bu yana Profesör kadrosundadır. Başlıca çalışma alanları üretim ekonomisi, tarımsal yatırım projelerinin hazırlanması, tarımsal yayım ve kırsal kalkınmadır. Ayrıca Tarım Ekonomisi Dergisi editörlüğü görevini yürütmektedir.