Kentsel ve Kırsal Yaşam

tarafından
717
Kentsel ve Kırsal Yaşam

Dünyada kentsel bölgelerde toplam dünya nüfusunun yaklaşık %54’ü insan yaşamaktadır. İnsanlar dünyanın farklı bölgelerinde ve farklı yaşam şekillerinde yaşamaktadır. Coğrafi konum, iklim koşulları, eğitim ve ekonomi orada yaşayan bireylerin yaşam tarzı üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Mevcut kaynaklar ve o bölgenin bitki ve hayvan varlığı bireylerin mesleklerini ve dolayısıyla yaşam koşullarını etkilemektedir.

Belli bölgelerde kalkınma fırsatlarının bulunup bulunmaması, yaşayanların yaşam standardını belirler. Bu gibi sosyal veya idari nedenlere dayanarak, dünyadaki coğrafi bölgeler kentsel ve kırsal olarak sınıflandırılmıştır.

Kentleşme kavramının doğması, kentsel yaşamın tercih edilir hale gelmesi, nüfusun kentsel alanlarda yoğunlaşıp, bu alanlarda ekonomik, sosyal ve fiziksel çerçevede değişiklikler yaşaması birbiriyle ilişkili birçok nedene bağlı olarak gerçekleşmektedir. Hemen hemen her kaynakta kırsalın iticiliği, kentselin çekiciliği olarak kategorize edilen bu faktörler ülkelerin yapısal özeliklerine göre çeşitlilik gösterebilmektedir.

Kırsal ve kentsel yaşam biçimleri arasındaki fark nedir ve artıları ve eksileri nelerdir? Bu bir çok kişinin merak ettiği bir sorudur. Bu soruya kesin cevaplar vermek ya da nesnel yaklaşmak doğru olmaz, konuya öznel yaklaşmak gerekir.

Kentsel Yaşam Nedir?

Büyük şehirler ve etrafındaki alanlar kentsel olarak sınıflandırılabilir. Tanım uluslara göre değişir, ancak genellikle belirli bir sayıdan daha fazla nüfusa sahip bir alan kentsel olarak sınıflandırılır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde, 50 bin veya daha fazla nüfusu olan bir alan şehirleşmiş olarak bilinirken, nüfusu 50 binden az olan kentsel alanlara kentsel kümelenmeler denir. Kentsel alanlar, internet, telefon, televizyon ve uydu iletişimi gibi tüm modern olanaklarla donatılmıştır. Alışveriş ve eğlence merkezleri, büyük konut kompleksleri ve gökdelenler bu alanlarda yoğunlaşmıştır. İnsanlar çoğunlukla tarım dışı işlerde çalışmaktadırlar. Kentsel yaşamın ekonomik olarak daha istikrarlı, daha konforlu olması nedeniyle insanlar tarafından daha fazla tercih edilirler, dolayısıyla nüfus yoğunluğu da yüksektir.  Gerek mimarisi gerekse kendine has özellikleriyle toplumsal yapının bir simgesi olan kentler, kimi zaman milyonları kendine hayran bırakabilmekte, kimi zaman ise, yaşanan felaketler nedeniyle trajik bir şekilde anılabilmektedir.

Nüfusundan, idari sınırlarına, ekonomisinden, sosyolojik yapısına göre olmak üzere farklı boyutlarıyla tanımlanan kent, genel itibariyle “insanların bir arada yaşadığı, belli bir nüfusu barındıran, ekonomik hayatta sanayi ve hizmet sektörünün ağırlığı bulunan, yönetsel örgüt birimine sahip yerleşim yeri olarak ifade edilmektedir. Avrupa Kentsel Şartı’na göre ise kent, “toplum hayatının temel çekirdeği ve karakterini oluşturan tarihi ve yasal bir oluşum olup, günümüzde ortak çıkarları olan insan topluluklarının bir araya geldiği özerk idari birimler ve düzenli yapılaşmış kamu hizmetleri sunan ve kendi kendini yönetebilen yaşam merkezleri”dir. Diğer taraftan, plansız kentleşme ve aşırı sanayileşme çevresel sorunları davet etmektedir.

Kentsel yaşamın özellikleri:

◼İnsanlar kendi hayatlarıyla meşguldürler ve birbirlerine karşı nispeten kayıtsız görünmektedirler.

◼Kentsel alanlarda yaşayan insanlar çok çeşitlidir ve daha modern bir yaşam tarzına sahiptir.

◼Şehirler kalabalıktır, evler birbirine yakındır, böylece mahremiyet için daha az yer kalır.

◼Hayat hızlıdır ve rekabet vardır. Sağlık tesislerine erişim hızlı ve kolaydır.

◼Kentsel alanlarda yoksulluk oranları düşüktür ve yaşam standardı yüksektir.

◼İyi öğretim kadrosunun, ders materyalinin, teknolojinin ve diğer öğretim araçlarının mevcudiyeti nedeniyle, kentsel alanlar daha yüksek kalitede eğitim sağlanabilir.

◼Kent alanlarının spor salonları, sağlık kulüpleri, parklar, tiyatrolar, eğlence merkezleri ve diğer benzeri tesisleri vardır.

◼Kentsel alanlar daha iyi altyapı ve ulaşım olanaklarına sahiptir.

◼Kentsel alandaki insanlar, doğum kontrolü ve aile planlaması kavramlarının farkındadır ve aynı zamanda önlem alırlar. Evlenme ve doğum ortalama yaşları yüksektir.

Kırsal yaşam nedir?

Şehirlerin dışında kalan ve genellikle yerel halkın tarım ve çiftlik etkinliklerinin ağırlıklı bir şekilde yapıldığı alanları içeren, değişik isimlerle (köy, mezra, kom) adlandırılan yerleşim yerlerine kırsal alan denir. Yine tanımlar uluslar arasında değişmektedir. Kırsal alanlar kentliler kadar kalabalık değildir. Nüfus oldukça azdır. Kentsel şehirlerdekilerin aksine, kırsal alanlardaki evler geniş alanlara sahiptir. Bu bölgelerdeki insanlar, genel sağlıkları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olan doğanın yakın çevresinde yaşamaktadır. Kirlilik seviyeleri, daha az taşıt nedeniyle ve çok daha düşüktür. Böylece, doğadaki denge daha iyi korunur. Kırsal yaşam nispeten yavaş ve kentsel yaşama göre daha barışçıldır. Modern olanaklar kırsal yaşamın bir parçası değildir ve burada yaşam lüksten uzaktır. Kırsal alanlardaki sosyo-ekonomik koşullar zayıftır, eğitim ve sağlık hizmetleri sınırlıdır. Kırsal yaşam, kentsel yaşam kadar cömert ve bağımsız olmayabilir, ancak buradaki insanlar birbirleriyle daha çok ilgilenirler.

Kırsal yaşamın özellikleri:

◼Kırsal alanlardaki nüfus daha azdır ve genellikle nüfus yoğunluğu düşüktür.

◼Kırsal alanlardaki yaşam büyük şehirlerde olduğundan daha sessizdir.

◼İnsanların birbirleriyle daha fazla ilişkili olduğu görülmektedir.

◼İnsanlar geleneğe ve eski düşünce tarzlarına daha fazla bağlıdırlar. Kültürel veya diğer farklılıkları kolayca kabul etme eğiliminde değillerdir.

◼Yaşam alanları geniştir ve mahremiyet vardır. Kırsal alanlardaki yaşam tarzı nedeniyle stres düzeyleri ve yaşam tarzı bozuklukları yaygın değildir.

◼Alışveriş merkezleri, sağlık olanakları kolayca bulunmayabilir.

◼Kırsal alanlarda yoksulluk oranları yüksektir ve yaşam standardı düşüktür

◼Kırsal alanlar altyapı bakımından daha az gelişmiştir ve daha az ulaşım imkânına sahiptir.

◼Rural Kırsal alanlarda yaşam maliyeti düşüktür.

◼Kırsal alanda yaşayan insanların okula veya işe gitmesi için uzun mesafeler kat etmesi gerekir.

◼Tarım, kırsal kesimdeki insanların önemli bir işi olduğundan, bu alanlar daha temiz ve daha yeşildir.

 

Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde 1993 yılından beri çalışmaktadır. Aynı bölümde 2015 yılından bu yana Profesör kadrosundadır. Başlıca çalışma alanları üretim ekonomisi, tarımsal yatırım projelerinin hazırlanması, tarımsal yayım ve kırsal kalkınmadır. Ayrıca Tarım Ekonomisi Dergisi  editörlüğü görevini yürütmektedir.