Hayvansal Ürünler Tüketimi

tarafından
60
Hayvansal Ürünler Tüketimi

Son yıllarda Türkiye’de hayvancılığın tarımsal üretime katkısı azalmış olmasına rağmen, hayvancılık alt sektörü özellikle gelişmiş ülkelerde tarım sektöründe birinci sektör olarak yerini korumaktadır. Türkiye’nin artan nüfusu için dengeli beslenmeyi sağlamak için hayvancılık üretiminin artırılması ve pazarlama sisteminin iyileştirilmesi gerektiği iyi bilinen bir gerçektir. Üretim hedefleri ve politikalarının belirlenmesi sadece hayvansal gıda ürünleri ile ilgili bilgilerin elde edilmesi ile mümkündür. Tarımsal üretim belli bir düzeye ulaşmış olsa da, tarımsal gıda ürünlerinin pazarlamasında önemli sorunlar yaşanmaktadır. Pazarlama, hem üreticiler hem de tüketiciler için çok önemlidir. Normal bir pazarlama sisteminde, üreticiler ürünlerini değer fiyattan satabilirler ve tüketiciler taleplerini rasyonel olarak karşılayabilirler.

Değişen pazar koşulları ve tüketici tercihleri, üretim yapısında bir değişiklik gerektirmektedir. Tarımsal üretimin bitkisel üretim kısmında gerçekleşen “Yeşil Devrim (Green Revolution)” gibi, hayvansal üretimde “hayvancılık devriminin (Livestock Revolution)” gerçekleşmesi beklenmektedir. Hayvansal gıda ürünleri talebindeki artış, bunun önünü açabilir. Diğer yandan kentleşme ile ürün çeşitliliği ve kişi başına tüketim artmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde kişi başına tüketim, et için 21 kg ve süt için 40 kg’dır. Bununla birlikte, gelişmiş ülkelerde süt tüketimi beş kat ve et tüketimi tüketim düzeyinin üç katıdır (Delgado ve diğ., 1999).

İnsan beslenmesinde önemli rol oynayan hayvansal ürünlerin tüketiminin yapısının bilinmesi uzun vadeli hayvancılık politikalarının oluşturulması açısından oldukça önemlidir. Ayrıca, tüketici tercihlerinin değişimi ve artan rekabet, hayvansal ürünlerin üretim sürecinde bazı gereksinimlerin yerine getirilmesini gerektirmektedir. Süt tüketimindeki bir diğer sorun ise, Türkiye’deki işlenmiş süt yerine çiğ (işlenmemiş) sütlerin yaygın şekilde tüketilmesidir. İşlenmiş sütlerin pazarlanmasında ise büyük firmaların tercihinin UHT (uzun ömürlü süt) sütler yönünde olması süt üreticilerinin rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü arzın dalgalanması durumunda firmalar depodaki ürünlerini kullanabilmektedir.

Tüm hayvansal ürünler dikkate aldığımızda, değişen tüketici tercihlerinin üretimi etkilediği görülmektedir. Özellikle tüketicilerin ekolojik veya endüstriyel olarak üretilmeyen ürünlere olan talebini karşılamaya yönelik üretim biçimlerinin araştırılması gerekmektedir.

Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde 1993 yılından beri çalışmaktadır. Aynı bölümde 2015 yılından bu yana Profesör kadrosundadır. Başlıca çalışma alanları üretim ekonomisi, tarımsal yatırım projelerinin hazırlanması, tarımsal yayım ve kırsal kalkınmadır. Ayrıca Tarım Ekonomisi Dergisi  editörlüğü görevini yürütmektedir.