Avrupa Kırsal Manifestosu

tarafından
433
Avrupa Kırsal Manifestosu

4-6 Kasım 2015 tarihlerinde Avusturya Scharding’de toplanan ve 40 Avrupa ülkesinden 240 delegenin katıldığı İkinci Avrupa Kırsal Parlamentosunda kabul edilmiştir.

  1. Avrupa’nın kırsal alanlarında örgütlenmiş olan topluluklar ve organizasyonların temsilcileri olarak bizler, Avrupa’nın birçok ülkesinde 2015 Avrupa Kırsal Parlamentosu Kampanyası sürecinde gerçekleşen toplantılar sonucunda ve kırsalda yaşayan toplulukların ihtiyaçları, talepleri ve taahhütleri doğrultusunda ortaya çıkan mevcut Avrupa Kırsal Manifestosunu kabul ediyoruz.
  2. Kırsal Alanların Çeşitliliği: Farklı coğrafi yapı, iklim ve kıtadaki insan hareketliliğinin uzun tarihi ile gelişen alanların ve toplulukların çeşitliliğini tanıyor ve takdir ediyoruz. Toplulukların kültürleri ve doğal kaynaklarda ifade bulan bu çeşitliliği, Avrupa’daki tüm toplulukların geleceği için büyük bir fırsat olarak görüyoruz.
  3. Ortak Değerler: Avrupa’da insanları birleştiren demokrasi, eşitlik, hukukun üstünlüğü, insan haklarının tanınması, işbirliği ruhu gibi değerleri tanıyor ve kabul ediyoruz. Avrupa Kırsal Parlamentosu kampanyası sürecindeki çalışmalarda ortaya konan ve Akdeniz’den İskandinavya’ya, Atlantik’ten Karadeniz’e ve tüm Avrupa’ya etkisini sürdüren ortak temalardan derin bir biçimde etkilendiğimizi ifade ediyoruz.
  4. Yaşam Kalitesi: Avrupa’nın kırsalında yaşayanlar, kırsal alan, köyler, çiftlikler ve küçük kasabalar, sahiller ve adalar, dağlar ve ormanların yerel kültürleri, yaban hayatı, peyzajı, sağlıklı çevre ve kültürel mirası ile sunduğu yaşam kalitesine büyük değer vermektedirler.
  5. Kırsal koşullarla ilgili kaygılar: Ancak; birçok bölgenin, kırsal ekonominin darlığı, tatmin edici ve adil ücret temelli iş olanaklarının yokluğu, genç insanların göçü ile birlikte kırsalda nüfus kaybı ve bunun sonucu olarak demografik dengesizlikler, hizmetlerdeki düşüş, dezavantajlı insanların veya etnik azınlıkların yoksulluğu ve sosyal dışlanmışlığı ile çevresel bozulmadan etkilenmesinden oldukça kaygı duyuyoruz.
  6. Harekete Geçme Gerekliliği: Bu sorunların yalnızca kırsal toplulukların değil, tüm Avrupa nüfusunun faydası için dile getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Hepimiz kırsal alanda üretilen gıda, kereste, iplik, enerji, su ve minerallere bağlı bir hayat sürüyoruz. Çiftçiler, girişimler ve diğer kırsal aktörlerin hepsi Avrupa için ortak refah koşullarını oluşturmaktadır. Kırsal alanlar iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin giderilmesi, rekreasyon, halk sağlığı ve sosyal, ekonomik ve ruhsal refaha büyük katkılarda bulunmaktadır.
  7. Haklar: Kırsal alanların ve toplulukların kentsel nüfus ile eşit yaşam standartlarına ve yaşam kalitesine ve politik süreçlere tam katılım haklarının Avrupa’daki tümtopluluklar ve kurumlar tarafından tam tanınması gerekliliğini beyan ediyoruz. Bütündüzeylerde hükümetlerden bu hakkı onaylamalarını talep ediyoruz. Kırsal topluluklar ile ilgili tüm politika ve eylemlerde kadın ve erkekler eşit haklara ulaşabilmelidir.
  8. Vizyon: Kırsal Avrupa’nın geleceği için vizyonumuz; çeşitlenmiş kırsal ekonomilerve yüksek kaliteli çevre ve kültürel mirasın etkin yönetimi tarafından desteklenen canlı, kapsayıcı ve sürdürülebilir kırsal topluluklardır. Biz inanıyoruz ki, bu vizyonüzerine şekillenen kırsal topluluklar müreffeh, barışçıl, adil ve eşit bir Avrupa vesürdürülebilir küresel topluma büyük ve uzun vadeli katkılar sunacaktır.
  9. Ortaklık: Peşinden koştuğumuz vizyon, her ülkedeinsanlar ve hükümetler arasında yenilenmiş ve eşit bir ortaklığı talep etmektedir. Biz, kırsalda yaşayan insanlar ve örgütler, ortak refahımız için liderlik yapma ve eylemde bulunma sorumluluğumuzunbilincindeyiz. Fakat, adil bir biçimde, Avrupa kurumları da dahil, tüm düzeylerde hükümetlerden bu önemli ortaklığı etkin kılma yolunda çalışmalarını da talep ediyoruz.
  10. Kırsal alanların durumunun gözden geçirilmesi: Avrupa Birliği’ni AB içindeki kırsal alanların durumunu gözden geçirmeleri ve kırsal alanların mevcut katkıları vegelecekte yapabileceklerini analiz etmeye davet ediyoruz. Bu analizin raporu 2017’de ‘Kırsal Toplumun Geleceği’ raporunun 30. Yılının nişanı olarak yayınlanmalıdır. Bu raporun sonuçları ilgili AB program ve fonlarında kırsal alanlara artan bir odaklanma olarak yansıtılmalıdır. Süregiden Avrupa Kırsal Parlamentosu süreçlerinin, kırsal toplulukların, 2020 sonrasına dair politikaların hazırlanmasında etkili olmalarını sağlamasını arzu ediyoruz.
  11. Düşüş sarmalını geriye çevirme: Birçok bölge kırsal toplulukların canlılığında bir “aşağı doğru sarmal”dan etkilenmektedir. Başta genç nüfus olmak üzere nüfus kaybı, daha fazla nüfus kaybını tetikleyen yerel ekonomilerin zayıflaması ve kırsal hizmetlerin canlılığını azaltmaya yol açmaktadır. Biz, kırsal paydaşların, bütün ilgilikurumların ve hükümetlerin, “sarmalı tersine çevirmek” için kentsel normları dikteetmekten ziyade, kırsal yaşam tarzını takdir etmek ve onunla gurur duymak, kırsal hizmetleri güçlendirmek, kırsal ekonomileri çeşitlendirmek ve gençlerin kırsal alanda kalmasını veya kırsal alanlara geri dönmesini sağlamaya yönelik uyumlu çabalargöstermesi çağrısı yapıyoruz.
  12. Gençlik: Birçok genç insan, kırsal alanlara taşınmaya veya buralarda kalmaya ve çiftçi, kırsal girişimci veya vatandaş olarak kırsal ekonomilerin ve kırsal toplulukların gelecekteki refahı konusunda sorumluluk almaya hazırdır. Genç insanların çekici iş, iyi hedefli eğitim sistemleri ve mesleki eğitim, yerel ihtiyaçlar doğrultusunda staj,toprak, konut ve krediye erişim, gençlere uygun sosyal ve kültürel aktiviteler ve genç çiftçi ve girişimcilere has destek programlarına ihtiyaçları vardır. Hükümetlere ve sivil topluma bu ihtiyaçları karşılamaları ve gençlerin politik süreçlere aktif katılımını sağlamaları yönünde çağrıda bulunuyoruz. Kırsaldaki gençlik için ulusal ve Avrupa düzeyinde kendi kırsal gençlik parlamentolarını oluşturma çağrısını destekliyoruz.
  13. Mülteciler: Çatışma ve afet bölgelerinden kaçan insanların Avrupa’ya ulaşması veburalara sığınarak yeni hayatlar kurmaya çalışması ağlarımızdaki düşünce veeylemleri harekete geçirmektedir. Hükümetler ve diğer birimler krizin altında yatan sebepleri acilen çözmek için girişimlerde bulunurken bizler, insanlar arasında dayanışmaya dayalı insani bir çözüm arama çağrısı yapıyoruz. İnanıyoruz ki özellikle nüfusu azalanlar olmak üzere birçok kırsal alan için bu durum, sığınmacıları ve diğer yeni ulaşan toplulukları topluma entegre etme fırsatı sunmaktadır.Entegrasyon süreci gerekli iş yaratma, konut, hizmetler ve altyapıya yatırımıiçermelidir. Başarılı entegrasyon çabaları takdir edilmelidir.
  14. Yoksulluk ve dışlanma: Avrupa’da yoksulluk ve sosyal dışlanma ile verilen mücadeledeki ilerleme sürecini tanıyoruz. Ancak milyonlarca insan hala farklı şekillerde yoksulluk ve sosyal dışlanmadan mağdur olmaya devam etmektedir. Sosyal ve bölgesel uyum Avrupa vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Topluma tam katılım ve içermeyi geliştirmeye yönelik sürdürülebilir çabalar çağrısı yapıyoruz. Birçok Avrupa ülkesinde en yoksul ve en çok dışlanan gruplardan olan Roman topluluklarının ihtiyaçları özel önem taşımaktadır. Bu topluluklar, istihdam ve çocukların eğitiminde eşit haklara sahip topluluklar olarak kabul edilmelidirler. Tüm insanların topluma sunabilecekleri yetenek ve becerileri vardır.
  15. LEADER and CLLD. Kırsal kalkınmada aşağıdan-yukarı ve alan bazlı ruha dayalı, bölgesel, entegre ve ortaklık temelli yaklaşımı kuvvetli olarak savunuyoruz. LEADER prensibinin yaygın uygulamasını ve topluluk tarafından yürütülen yerelgelişme (CLLD) uzantısını AB içinde ve ötesinde görmeyi arzu ediyoruz. Birçok ülkede gerçek bir bütünleşmiş bölgesel ve kırsal kalkınma sürecinin yokluğu nedeniyle kaygılıyız. AB içindeki kurumları ve hükümetleri yerel eylem gruplarına güvenlerini göstermeye, fon miktarlarını artırmaya, kural ve prosedürlerini kırsal toplulukların ihtiyaçlarına uydurmaya ve yerel kalkınmaya tamamıyla bütünleşmiş bir yaklaşım sergilemeye davet ediyoruz. Batı Balkan ve Karadeniz ülkelerinde tümsektörleri, LEADER ve CLDD için sektörler arası işbirliği zeminini hazırlamaya çağırıyoruz.
  16. Kırsal Hizmetler ve altyapı. Dükkânlar, posta teşkilatı, okullar, temel sağlık hizmetleri ve toplu taşımanın yanı sıra sosyal altyapı gibi temel kırsal hizmetler, kırsal alanlarda yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlardır. Uygun fiziksel altyapı –su temini,kanalizasyon sistemi, elektrik, enerji temini, ulaşım sistemleri- yaşamsal öneme sahiptir. Ancak birçok kırsal alanda kırsal hizmetler, kısır döngüye katkı yapan bir biçimde zayıf veya yok olmakta ve altyapı yetersizdir. Hükümetleri ve hizmet sunanları kırsalda yaşayan halkın uygun kırsal altyapı ve temel hizmetlere erişim hakkını tanımaya ve kırsaldaki toplulukların ihtiyaçlarımıza uygun altyapı ve temel hizmetleri güvenceye alma yolunda karar alma ve eylemde bulunmalarını sağlamaya çağırıyoruz.
  17. Genişband ve mobil iletişim: Yüksek kapasiteli iletişim teknolojilerine erişim tüm Avrupalıların sosyal, kültürel ve ekonomik hayatı ve temel hizmetlerin temini için elzem hale gelmektedir.Uzaklıkları ve dağınık nüfusları nedeniyle kırsal alanların etkin iletişim için özel ihtiyaçları vardır. Ancak birçok kırsal alan, özellikle de orta ve doğu Avrupa ve çevre AB bölgeleri, iletişim olanaklarının kısıtlılığı nedeniyle dezavantajlı durumdadır. Hükümetleri, çok uluslu fon verenleri ve telekomünikasyon hizmeti sağlayıcıları acilen tüm kırsal topluluklar için yüksek hızlı genişbant ve mobil hizmetler sunmaya ve kırsal toplulukların bu hizmeti almak üzere harekete geçmesini sağlamaya çağırıyoruz.
  18. Yerel ve alt-bölgesel ekonomiler: Avrupa’nın kırsal alanları, toplulukların yaşam damarlarını oluşturan ve Avrupa’daki ulusların ekonomilerine büyük katkılarda bulunan mikro, küçük ve orta ölçekli birçok girişimce zengin binlerce yerel ve alt-bölgesel ekonomileri içermektedir. Bütün kırsal Avrupa düzeyinde bu yerel ve alt-bölgesel ekonomilerin canlılığını ve geçerliliğini artırmanın yüksek önemini savunuyoruz. Bunu yapmanın yolları mekândan mekâna değişir, ama birçok farklı sektördeki (tarım, ormancılık, balıkçılık, enerji, imalat, tedarik zinciri, turizm ve hizmetendüstrileri ile bilgi teknolojilerine dayalı işletmeler) girişimleri kapsar. Sosyal girişimlerin kapsamları geniştir. Özellikle mevcut veya potansiyel iş olanaklarına uygun biçimde şekillendirilmiş çok yönlü danışmanlık, işletme desteği ve kredi hizmetleri ile mesleki eğitimin temini büyük önem taşımaktadır.
  19. Küçük ve aile çiftçiliği: Ticari çiftliklerin Avrupa ekonomisine yaptıkları büyük katkıyı kabul ediyoruz. Ancak, AB içindeki ve güneydoğu Avrupa ile Karadeniz bölgesindekiözellikle ıssız alanlar, dağlar ve adalarda kurulu olan çiftliklerdeki iş gücünün kaybı ve milyonlarca küçük çiftlik ve aile çiftliklerinin refahı konusunda kaygılıyız. Bu çiftlikler milyonlarca ailenin geçimini sağlamakta, yerel pazarlara gıda temin etmekte, binlercetopluluğun temel nüfusunu oluşturmakta ve toprakların, kıtaların, ekosistemlerin ve kültürel mirasın bağlı olduğu geleneksel yaşam tarzlarını sürdürmektedir. Kooperatifler ve sosyal çiftlik girişimleri kurarak ve ürünlerine değer katarak, tarla gelirlerini ve yerel ekonomilerini çeşitlendirerek tedricen daha geniş çiftlik alanları oluşturulabilir ve canlılıkları sürdürülebilir. Hükümetleri, bağışçıları, sivil toplum örgütlerini ve kırsal toplulukları, aile çiftçiliğini geçerli bir Avrupa modeli olarak desteklemeye davet ediyoruz.
  20. Küçük kasabalar: Avrupa’da sayıları binleri bulan küçük kasabaların sosyal,ekonomik ve kültürel merkezler olarak kırsal topluluklar için büyük önemi vardır. Bunlar önemli ticaret, kamusal ve sosyal hizmetler, orta öğretim ve sağlık merkezleridir; turizm için büyük olanaklar sağlarlar ve toplu olarak bölgesel ve ulusalekonomilere büyük katkılar sağlarlar. Ancak, ulusal ve Avrupa politika ve programlarında temel hedef olarak tanınmamakta ve ne kentli ne de kırsal olarak görülmemektedirler. Bizler, küçük kent ve kasabalara odaklanan ve bunların kırsalbölgelerin sosyal ve ekonomik yapılarına sağladıkları katkıları ve devamlılığını tanıyan ana akım bir Avrupa Birliği politikasını savunuyoruz ve ulusal politikalarda küçük kent ve kasabaların ihtiyaçlarına daha büyük önem verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin tam nimetini elde etmek için kırsal ve kentsel alanlardaki otoriteler, örgütler ve topluluklar arasında artan işbirliği çağrısı yapıyoruz.Bu türden işbirlikleri kırsal ve kentsel alanlardaki iyi uygulamalar ve fikirlerin güçlü değişimini getirebilecektir.
  21. İklim değişikliği ve doğal kaynaklar: Birleşimiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı yolunda, iklim değişikliği ile mücadele ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği konusunda Avrupa’nın kırsal alanlarının oynayabileceği büyük role dikkat çekiyoruzve kırsal alanları, iklim değişikliğine uyum konusunda desteklemenin gerekliliğini vurguluyoruz. Avrupa’da arazilerin %40’ından fazlası karbonu yakalayan, ayrıştıran ve böylelikle yenilenebilir hammadde ve enerji kaynaklarına katkıda bulunan ormanlık alanlardadır. Kırsal alanlar, rüzgâr, su, med-cezir, güneş, jeotermal ve keresteyakıtıgibi kaynaklardan elde edilen artan yenilenebilir enerji talebini karşılamak açısından oldukça elverişli yerlerde konumlanmışlardır. Bu kaynaklardan elde edilen enerji eldeğmemiş doğa ve toprak ve su çevresine saygılı ve kırsal topluluklara doğrudan fayda ve istihdam sağlamaktadır. Tarımsal ormancılık, tarımsal ekoloji ve bio-ekonomi yaklaşımlarının kullanımının artışına yönelik bir çağrıda bulunuyoruz.Ayrıca, finansal desteklerin dağılımının değerlendirilmesinde, iklim değişikliğinin yarattığı koşulların dezavantajlı bölgelerin tanımlanmasında dikkate alınması gerektiğini vurguluyoruz.
  22. Batı Balkanlar ve Güney Doğu Avrupa: Batı Balkanlardaki ve güneydoğu Avrupa’daki kırsal topluluklar ve ekonomiler bölgedeki politik istikrarsızlıktan derin bir biçime etkilenmektedirler. AB’ye katılım sürecindeki aksamalar politik reform sürecini yavaşlatmaktadır. Kırsal kalkınma hükümetler tarafından düşük öncelikli bir mesele olarak görülmektedir. AB’nin bu bölgedeki katılım sürecini yeniden canlandırması ve kırsal kalkınma süreçlerini daha etkin desteklemesi konusunda ısrar ediyoruz.
  23. Kırsal kalkınmada liderlik: Tüm seviyelerde ve seviyeler arasında liderliğin önemli rolünü kabul ediyoruz. İhtiyaçları tanımlamak ve çözümler üretmek konusundaki temel sorumluluğun bizler yani kırsal aktörlerde olduğunu kabul ediyoruz. Ancak, kırsal kalkınmada liderlik, yerel, bölgesel, ulusal ve Avrupa ölçeğinde kolektif hareketiiçermektedir ve iletişim, adanmışlık, işbirliği ve güven ile karakterize edilir. Sivil toplum, hükümetler ve özel sektörü, kapasite gelişimi, kaynaklar ve destek konusunda işbirliği içinde çalışmaya ve yenilikçi, sürdürülebilir ve sorumlu liderliği teşvik eden bir ortam yaratmaya davet ediyoruz.
  24. Sivil Toplum Ağları: Mevcut Avrupa Kırsal Parlamentosu kampanyasını yürüten Avrupalı ve ulusal ağların kökleri yerel hareket ve katılımcı demokraside yatmaktadır. Bu ağlar, kırsal aktörler arasında işbirliğini güçlendiren ve elzem hizmetler sunan, köy seviyesinde binlerce hareket grubunu, yerel derneği, kooperatifi ve diğer yapılanmaları içerir. Hükümetleri ve Avrupa kurumlarını STK’ların bağımsızlıklarına ve ağlarına saygı duyma ve eylemlerini desteklemeye davet ediyoruz.
  25. Sivil toplum ve hükümetler arasında ortaklık: İnanıyoruz ki etkin kırsal kalkınma insanlar ve hükümetler arasında, yan yana, eşit seviyede, açık fikirli ve yenilikçi bir ortaklık gerektirir. Yerel paydaşları hükümetlerle pozitif çalışmalar yapmaya, ve hükümetleri, uluslararası kurumları ve ajansları, kırsal paydaşları politikaların şekillendirilmesi ve uygulanmasına katılımlarını sağlama ve her düzeyde hükümetlerve kırsal paydaşlar arasında verimli ortaklıklar temelini oluşturmaya davet ediyoruz.
  26. Destekleyici bir iklim: Hükümetleri, kırsal toplulukların kendi kaderlerini belirleme haklarını tanıyarak, kırsal topluluklarla açık fikirli ortaklık ve güvene dayalı eylemlerdebulunmaya; ve destekleyici bir hukuk, düzenleme, idari ve finansman iklimisağlamaya davet ediyoruz. Bu destekleyici ortam demokrasiye ve hukukunüstünlüğüne tamamıyla adanmışlığı; kırsal alanlarla ilgili hükümet eylemlerinin bütünalanlarında politikanın farklı yönleri ve coğrafi düzeyleri arasındaki uyumu; tüm ilgili politikaların kırsal doğrulanmasını; bireysel, mikro, küçük ve orta boy işletmeler, kooperatifler ve diğerleri tarafından yapılan girişimleri teşvik eden düzenleyici, mali vefinansal sistemlerin basitleştirilmiş tasarım ve duyarlı ve esnek kullanımını; ve uluslararası hukuk ve anlaşmaları kabul ederek kırsaldaki toplulukların haklarına saygı göstermeyi içermelidir.
  27. Eğitim: Değişen bir dünyada her yerde insanlar sürekli uyum becerilerini geliştirmekve sosyal ve ekonomik eylemlerinde yenilikler ortaya koymak ihtiyacındadırlar. Bunedenle, -erken çocukluk döneminde başlayan- eğitim ve yaşam boyu öğrenmenin, kırsal toplulukları gerekli işbirliği ve ağ kurma faaliyetleri ile geliştirmede ve kalkınma süreçlerine katkıda bulunmalarını sağlamada önemli bir yeri vardır. Ayrıca genç insanların kırsal bölgede zengin ve canlı bir yaşam olanağını fark etmelerinde, ihtiyaç duyulan becerileri kazanmalarında ve korumalarında ve vatandaşlar olarak katılımcıolmalarında özel bir önemi vardır. Eğitim otoritelerini, kırsal hayatın gerçeklerine uygun biçimde şekillendirilmiş uzaktan eğitimi içerecek şekilde bir yapılanmaya gitmeye ve kırsal toplulukların eğitim hizmetlerine etkin erişimini sağlamaya davetediyoruz.
  28. Uluslararası değişim: İnanıyoruz ki Avrupa genelinde sürdürülebilir kırsal kalkınmayı sağlamanın önemli bir unsuru ve hızlandırıcısı, tüm Avrupa ülkelerinde kırsal paydaşlar ve hükümetler arasında iyi uygulamaların paylaşımıdır. Böyle paylaşımlara Doğu ve Batı eşit şekilde katılabileceği gibi bunlardan faydalanabilirler de. Değişim programlarında bir pan-European yaklaşımı çağrısı yapıyoruz. Bu hükümetler,STK’lar, çok uluslu bağışçılar ve AB içi ve dışındaki birçok farklı aktör arası işbirliklerini çermektedir. Bu sürece Avrupa Kırsal Kalkınma Ağı ve tüm AB üyeülkelerindeki AB destekli Ulusal Kırsal Ağlar aracılığıyla önemli bir katkı sağlanmalıdır.
  29. Savunuculuk ve eylem: İkinci Avrupa Kırsal Parlamentosunu başlatan Avrupa NGO ağlarını, bu manifesto temelinde, ulusal üyeleri ve tüm istekli ortaklarla yakın çalışma içinde, bir savunu ve eylem programına liderlik etmeye davet ediyoruz.

    Bu manifestoda ana hatlarıyla belirlenen vizyon ve eylemlere bağlılığımızı taahhüt ediyoruz. İnanıyoruz ki kırsal topluluklar, hükümetler ve çok uluslu kurumlar, birlikte çalışarak, Avrupa’nın kırsal bölgelerinde bir rönesans gerçekleştirebilir. Bu inançla deklare ediyoruz ki Bütün Avrupa Yaşayacak!

Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde 1993 yılından beri çalışmaktadır. Aynı bölümde 2015 yılından bu yana Profesör kadrosundadır. Başlıca çalışma alanları üretim ekonomisi, tarımsal yatırım projelerinin hazırlanması, tarımsal yayım ve kırsal kalkınmadır. Ayrıca Tarım Ekonomisi Dergisi  editörlüğü görevini yürütmektedir.